4 Eylül 2014 Perşembe

Tünelin Sonundaki Işık


Büyük şehirde yaşamak çocukluk hayalimdi. Önce 13' ümde sahne tozu yuttum. Hapı yutmak gibi bişey. Ufkum açıldıkça açıldı. Sokakta hırsız polis oynarken birden bire başka bir dünyada açtım gözleri. Işıltılı, heyecan verici... Bir dolu arkadaşım oldu. Hepsi ayrı ayrı deliydi. Yeliz' le o tarihi merdivenlerde karar vermiştik çekip gitmeye. Yağmurlu birgünde de hayalimiz gerçek oldu. İlk günümüzde ilk kazığımızı bile yemiştik. İşte İstanbul, fırsatların şehri!

18 bile değildim. Annemi gözü yaşlı, yalnız başına bırakıp ardıma bile bakmadan koşa koşa attım kendimi İstanbul'un kollarına. Her günümüz ayrı bir alemdi. Bazen o ilk yılı çok özlüyorum. 1999' a bir gün için geri dönebilsem keşke.
İyi kötü yaşadık bi şekilde ya...
"Hangisi gerçek dünya?" da dedim, "Bugün ölmek için güzel birgün" de... Metronun merdivenlerinden koşa koşa çıkıp durduğum yerde kalp atışımı dinlerdim. Yaşıyorum diye sevinebilmek için! Şimdi düşününce çok acayip kafaymış diyorum ama o zaman ergenliğin verdiği hallenmeyle sıkıcı gelirdi herşey!
İstanbul'da kalabilmek için rahmetli babama kafa da tutmuşluğum var. En sonunda pes edip "Tamam sana 15 gün veriyorum. İş buldun buldun, bulamazsan geri döneceksin" diye anlaşma yapmıştı benimle. İşte o sözler benim dönüm noktam oldu. Baktım benden oyuncu falan olmaz bari sahneden uzaklaşmıyım diyip konser ışıkçısı olmaya karar verdim. Staras hayalimdi. Yolda kamyonlarını görüp heyecandan tepinirdim. Babamdan ayarı yiyince gözü karartıp iş başvurusu yaptım. "Aaa gel başla" dediler. Işıl ışıl bi dünyaya daha girmiştim ama bu kez çok başkaydı. 50 tane erkeğin için de tek kadın, e tabi bende onlara uyum sağlıyım diye bildiğin erkek suretinde gezdim yıllarca. Herşeye bende yaparım, beni dışlamayın olum diye atladığımdan ilk başlarda fena gıcık oluyolardı bana. Aralarına kabul etsinler diye çok savaştım. Ettiler de ama yıllar sonra anladım ki nafile uğraşmışım..Bacak kadar boyumla her türlü ameleliği yapıp gelebileceğim son noktaya geldiğimde Serdar çekti elimden.. Evlendik. Staras'a ilk girdiğim günden itibaren tanıdığım, her bir haltını bildiğim kankamla nasıl olduğunu anlayamadan sevgili olduk sonra da evlendik.
İyiki kaybolup gitmemişim diyorum şimdi çünkü tünelin sonundaki ışığa kavuşmak gibi bişeymiş annelik. Evlattan öte herşeyin anlamını yitirdiği yerdeyim ve ölene kadar da burda kalmak isterim. Saygılar <3